Ara
FORUM SAYFAMIZA HOŞ GELDİNİZ

SOSYAL KAZAN FORUM
Forum sayfamız hizmete girmiştir. Sende burada bilgi alış-verişi yapmak için ücretsiz üye olarak aramıza katılabilirsin.
Sen yoksan bir kişi eksiğiz, aramıza katılman bizleri mutlu edecektir.
Üye Olmak İçin Tıklayınız


Yeni Başlık  Cevap Yaz
Kapak Enfeksiyonlarında Cerrahi Tedavi Yöntemi           (gösterim sayısı: 10)
Yazan Konu içeriği
boşluk
[nullsix]
Kayıtlı Kullanıcı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 04.08.2016
İleti Sayısı: 751
Şehir: Gizli
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder
Konu Tarihi: 03.10.2018- 22:25
Alıntı yaparak cevapla  


Kapak Enfeksiyonlarında Cerrahi Tedavi Yöntemi



Kalp boşluklarının iç kısmını çevreleyen endokard tabakasının enfeksiyon kapmasından genellikle kalp kapakları etkilenmektedir. Kalp kapağının enfeksiyon kapması beraberinde ciddi bir hayati tehlikeyi getirir. Bu enfeksiyonlar genel olarak bakterilerden kaynaklanmaktadır ancak bazı nadir durumlarda çeşitli mantar enfeksiyonlarına bağlı olarak da gelişebilmektedir. Herhangi bir nedenle kana karışan bakteri ya da mantar kalpte ciddi rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Bu enfeksiyon zaman içerisinde kalp kapağının verimli bir şekilde çalışamamasına neden olabilir ve kalıcı bir hasar meydana getirebilir. Enfeksiyon yorgunluk, halsizlik, yüksek ateş hali, eklem ağrısı, kas ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtilere neden olmaktadır. Kalp kapağı enfeksiyonu teşhisi ancak kalbin dinlenmesiyle ve çeşitli görüntüleme tekniklerinin uygulanmasıyla koyulabilmektedir.



Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Kapak enfeksiyonlarında tedavi yöntemleri çeşitlilik göstermektedir. Ancak sınıflama bakımından değiştirme ve yenileme olmak üzere iki sınıf bulunmaktadır. Değiştirme operasyonlarda enfeksiyon kapmış olan kapak tamamen sökülerek yerine mekanik ya da biyolojik kapak yerleştirilir. Biyolojik protez kapaklar genel olarak domuz, dana ya da at gibi hayvanların kalp zarlarından yapılmaktadır. Biyolojik kapaklar zaman içerisinde yıpranmaktadır ve yaklaşık olarak 5 ile 20 yıl arasında kullanılmaktadır. Mekanik kapaklar ise karbondan üretilir ve yüzeyleri nanometrik seviyede kayganlaştırılır. Bu şekilde kan mekanik kapakta birikerek herhangi bir şekilde pıhtılaşmaz. Mekanik kapak takılan hastaların kan sulandırıcı kullanmaları gerekmektedir. Ancak mekanik kapakların kullanım ömrü biyolojik kapaklara göre çok daha fazla olmaktadır.



Kapağın Yenilenmesi

Bazı durumlarda mevcut kapağın yenilenmesi tedavi için yeterli olmaktadır. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için kapağın kıkırdak yapısının çok bozulmamış olması ve herhangi bir kireçlenme emaresinin bulunmuyor olması gerekmektedir. Ayrıca kalbin büyümesinden dolayı yaşanan kaçaklarda da kalp kapağının değişmesi yerine yenilenmesi tercih edilmektedir. Tedavi edilmiş kalp kapaklarında tekrar bir enfeksiyon görülme riski de oldukça düşüktür. Hastaların kapağın yenilendikten sonra herhangi bir şekilde kan sulandırıcı kullanmalarında gerek kalmamaktadır. Kapağın yenilenmesi, değiştirilmesine göre daha avantajlı olduğu için hastanın durumuna göre bu yol tercih edilmektedir. Ancak yenilemenin mümkün olmadığı durumlarda kapak değişimi kaçınılmaz olmaktadır.





Kapalı Anevrizma Ameliyatları Giderek Yaygınlaşıyor



Atardamarın ya da kalbin çeperinin dışa doğru genişlemesine anevrizma adı verilmektedir. Özellikle kan basının yükselmesiyle meydana gelen bu genişleme ile eğer ufak bir baloncuk halini almaktadır. Bu baloncuğun zaman içerisinde yırtılması hayati tehlikeye neden olmaktadır. Yırtılma bazen rüptür olarak dışa bazen ise disseksiyon olarak içe doğru gerçekleşmektedir. Her iki yırtılma da ciddi oranda ölüm riskini beraberinde getirmektedir. Bu nedenle belli bir büyüklüğe gelmiş olan anevrizmaların vakit kaybedilmeden cerrahi operasyon ile ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu operasyonlar büyük kesilerden ya da göğüs kafesinin tamamen açılmasıyla gerçekleştirilmektedir. Operasyonda anevrizma yaşanan aort çıkarılmakta ve yerine suni damar takılmaktadır.



Artık Büyük Kesilere Gerek Yok

Gelişen teknoloji ile beraber anevrizma ameliyatları göğüs kafesi tamamen açılmadan da gerçekleştirilebilmektedir. Bu operasyonlar genellikle anjiyo masasında veya hibrit ameliyathanelerde yapılmaktadır. Kapalı ameliyatlarda anevrizmanın yerine göre karın veya göğüs bölgesinde herhangi bir şekilde kesi yapılmadan direkt olarak kasık damarından vücuda girilerek gerçekleştirilir. Kasık damarından sokulan teller ve kateterler aracılığıyla anevrizmaya endovasküler onarım yapılabilmektedir. Kateter üzerine yerleştirilen yapay damar kasıktan sokularak ilerletilir ve hastalıklı damarın içerisine yerleştirilir. Bu sayede vücutta sadece kasık bölgesine kesi açılmış ve hiçbir kemik kesilmemiş olur. Yapay damarın yerleştirildiği anevrizma zaman içerisinde kendiliğinden sönerek ortadan kalkmaktadır.     Bu şekilde vücut aslında kendi kendini iyileştirmiş olmaktadır.



Ameliyat Sonrası

Kanamamış anevrizmaların kapalı ameliyatla ortadan kaldırıldığı durumlarda hastaların iyileşme süreci son derece rahat geçmektedir. Hastalar operasyondan sonraki 2-3 gün içerisinde taburcu olabilmektedir. Hastaların sosyal yaşamlarına dönebilmeleri ise yaklaşık olarak 1 hafta sürmektedir. Bu süreçte hastaların hayatında önemli kısıtlamalara gidilmemektedir. Operasyondan sonra kasık bölgesinde bazı şişliklerin ya da ağrıların olması son derece normaldir. Bu şişlik ve ağrıların 1 haftadan uzun sürdüğü durumlarda hastaların doktorlarına başvurması gerekmektedir. Operasyondan 6 ile 12 ay sonra ilk anjiyografi, 2 yıl sonra ise ikinci anjiyografi gerçekleştirilir. Operasyonda kullanılan stentler herhangi bir metal dedektöründe fark edilmemektedir. Bu yüzden hastalar havalimanı ya da alışveriş merkezi gibi yerlerde bulunan dedektörlerden rahatça geçebilmektir.


Prof. Dr. Ali Civelek

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

http://www.alicivelek.com/

Instagram: https://www.instagram.com/dralicivelek/

Facebook: https://www.facebook.com/dralicivelek/


Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.